
Vincenzo Italiano ile Beşiktaş'ta büyük değişim: Olumlu gelişmeler ve eleştiriler
🗓17 Ağustos 2026 09:15futbol
Vincenzo Italiano ile Beşiktaş, oyun anlayışında büyük bir değişim yaşadı. Eyüpspor maçı, bu değişimin somut bir örneği oldu. Takımın performansı ve teknik direktörün etkisi değerlendirildi.
Vincenzo Italiano ile adeta çehre değiştirdi Beşiktaş. Oyunu üçüncü bölgede kabul eden, hırslı, azimli, agresif, savaşan bir Beşiktaş var artık sahada. Eyüpspor maçı da bunun bir yansıması oldu. Gerçekten de Eyüpspor karşısında özellikle ilk yarıda muhteşem bir Beşiktaş izledik. Bekleri hücuma etkili bir şekilde katan siyah-beyazlılar; fizik gücü yüksek, tempolu, agresif bir oyunla çok ciddi bir ön alan baskısı uyguladılar. Kaybedilen topları çok hızlı bir şekilde geri kazanıp devre boyunca bu yoğun ablukayı sürdürdüler. Tabii kaybedilen topların hızlı bir şekilde tekrar kazanılması geriye koşmaları da engelledi. Kısacası Vincenzo Italiano futbolunun karakteristik özelliklerini izledik ilk devre boyunca. İtalyan teknik adamın bir diğer özelliği de neredeyse tüm oyuncularından faydalanması. Dün de UEFA Avrupa Ligi Ön Eleme maçlarından dört farklı isimle sürdü takımını sahaya. Sağ bekte Murillo’nun yerine Taylan Bulut’a, stoperde Emirhan’ın yerine Agbadou’ya, sol açıkta İlhan Fakılı’nın yerine Leandro Trossard’a ve santrforda da Hyeon-Gyu Oh’un yerine Semih Kılıçsoy’a görev verdi Vincenzo Italiano. Bunların kimisine rotasyon kimisine de maç kondisyonu kazandırma çabası diyebiliriz. Ama sonuç olarak tüm oyuncularının olabildiğince hazır olmasını, tüm oyuncularından olabildiğince verim alabilmeyi amaçlıyor İtalyan teknik direktör. Nitekim Eyüpspor maçı özelinde bunda başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Bir gün öncesinde rotasyon nedeniyle tüm oyunu dağılan Fenerbahçe’nin aksine gayet yaratıcı, üretken ve dominant bir Beşiktaş vardı sahada. Örneğin geçen sezon neredeyse hiç düşünülmeyen Taylan Bulut, bence gayet iyiydi. Elinden gelenin en iyisini sahaya yansıtmaya çalıştı. Yaptığı ilk müdahalelerle rakibin pek çok topunun pozisyona dönüşmesini engelledi. Nitekim Beşiktaş’ın golü de Taylan’ın yine bu şekilde karşıladığı bir top sonucu oluşan pozisyonla geldi. Leandro Trossard da iyi bir performans sergiledi. Elbette henüz tam olarak hazır değil. Agbadou da gayet başarılıydı. Taylan gibi geçen sezon hak ettiği ilgiyi göremeyen Cerny, etkili oyununu yine golle süsledi. Asist de yine Olaitan’dan geldi ki, bence maçın da adamıydı. Çok etkili bir performans ortaya koydu Olaitan ve Kara Kartal’a müthiş bir hareketlilik kazandırdı. İkinci yarıda doğal olarak fizik gücü düştü Beşiktaş’ın. Vincenzo Italiano da Eyüpspor’un Beşiktaş yarı sahasında daha fazla görülmeye başladığı bu bölümde yaptığı değişikliklerle gereken önlemleri aldı. Siyah-beyazlılar adına getirilebilecek en büyük eleştiri, skorun arttırılamaması olur. Nitekim oynadığı UEFA Avrupa Ligi Ön Eleme maçlarında da sadece Midtjylland deplasmanında iki gol bulabildi Kara Kartal. Fakat henüz sezon başı olduğunu unutmamak gerekir. Beşiktaş’ın oyunu geliştikçe, oyuncuların form durumları yükseldikçe bu sorun da aşılacaktır. Üstelik bu soruna doğru bir teşhis koyan siyah-beyazlılar, Dusan Vlahovic gibi bir golcüyü transfer ettiler. Onun da hazır duruma gelip forma giymeye başladıktan sonra ciddi anlamda gol katkısı sağlayacağını düşünüyorum. Öte yandan işin diğer tarafına yani savunma tarafına bakarsak oynadığı beş resmi müsabakada da gol yemedi Kara Kartal. Bu da yine teknik direktörün oyun karakterinin bir sonucu. Kendi ceza sahası civarına çok adamla çekilip savunma yapmıyor Beşiktaş. Rakip sahada topu kaybettiği andan itibaren savunmaya başlıyor. Özetle Beşiktaş, olumlu anlamda büyük bir değişim geçiriyor. Bunun başmimarı da Vincenzo Italiano. Elbette Vincenzo Italiano tercihi nedeniyle Sayın Önder Özen ve Sayın Serdal Adalı’yı da bu başarı piramidinin tepesine yerleştirmeliyiz. Sonuç ne olur, bilinmez. Ama görünen o ki, Beşiktaş doğru yolda. İhtiyacı olan en önemli şey de sabır. Futbol adına güzel olan gecedeki tek olumsuzluk hakem Oğuzhan Çakır’ın kötü yönetimiydi. Oyunu sürekli kesmesiyle, verdiği ve vermediği kararlarla, gösterdiği ve göstermediği kartlarla son derece kötü bir yönetim sergiledi Oğuzhan Çakır. Elbette bu durum şaşırtıcı değildi çünkü geçmişteki yönetimleri de bu şekildeydi. İnsan gerçekten anlayamıyor; Oğuzhan Çakır, FIFA kokartını hak edecek hangi performansı sergiledi?
Kaynak: milliyet.com.tr










