Mehmet Özilek: 'Kaybettiğimiz Beşiktaş kültürünü arıyoruz'

Mehmet Özilek: 'Kaybettiğimiz Beşiktaş kültürünü arıyoruz'

🗓12 Mayıs 2026 14:00futbol
Beşiktaş'ın efsane ismi Mehmet Özilek, Süleyman Seba döneminin önemine ve kaybedilen Beşiktaş kültürüne dair önemli açıklamalarda bulundu. Özilek, sporun sadece rekabet olmadığını vurguladı. Mehmet Özilek'in açıklamaları Beşiktaş'ın 'Şifo Mehmet' lakaplı efsanesi Mehmet Özilek, "Süleyman Seba dönemi Beşiktaş'ın 10-15 yıl boyunca zirvede olduğu, en büyük çıkışını yaptığı dönemdi. O takımda hizmet eden, kaptanlık yapan, en fazla forma giyen ve en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçmek benim için çok büyük bir onur. Seba dönemindeki Beşiktaş kültürü büyük önem taşıyordu. Şu anda kaybettiğimiz o kültürü aramaya çalışıyoruz" dedi. OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen 'Sporun Efsanesi Mehmet Özilek ile Spor ve Centilmenlik Üzerine' başlıklı söyleşi, OYAK Dragos Plaza Gökçeada Toplantı Salonu'nda gerçekleştirildi. Türk futbolunda Fair Play ile özdeşleşen, 'Şifo Mehmet' lakaplı Mehmet Özilek'in konuk olduğu etkinliğe, OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ile OYAK çalışanları katıldı. Söyleşide spor kültürü, centilmenlik anlayışı ve futbol kariyerinden önemli deneyimler paylaşıldı. 14 yıl boyunca siyah-beyazlı forma altında görev alan ve Beşiktaş'ın simge isimlerinden birisi olan Mehmet Özilek, yaklaşık 500 maçta attığı 135 golle, en skorer orta saha oyuncularından biri oldu. Skor katkısının yanında Süper Lig'de hiç kırmızı kart görmeyen Mehmet Özilek, fair-play anlayışının simge isimlerinden biri haline geldi. Yusuf Yenilmez'in açılış konuşması Program OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez'in açılış konuşmasıyla başladı. Yenilmez, sporun yalnızca rekabetten ibaret olmadığını söyledi. OYAK bünyesinde başarı kadar, başarının hangi değerlerle elde edildiğinin de önemli olduğunu belirten Yenilmez, etik anlayış, saygılılık ve centilmenliğin kurum kültüründe öncelikli bir yere sahip olduğunu ifade etti. Yenilmez, "Hepimiz için spor önemli ama sadece rekabetten ibaret olmayan bir alan. OYAK'ta da bizim için sadece rekabete odaklı, başarı odaklı gitmek değil, başarı kadar da bunu nasıl kazandığınızın da çok önemli olduğunu düşünüyorum" dedi. OYAK'ın 65'inci yıl etkinliklerinde takım ruhu, birlik ve beraberliği öne çıkaran spor organizasyonlarına ağırlık vereceklerini belirten Yenilmez, centilmenlik ve etik duruşun yalnızca sporda değil, hayatın her alanında başarıyı destekleyen temel değerler olduğuna inandıklarını söyledi. Yenilmez, "65'inci yıl etkinliklerimizde takım ruhunu, birliğimizi, beraberliğimizi daha ortaya ön plana çıkaracağımız etkinliklerimiz spor organizasyonlarımız olacak. Sporda olduğu gibi normal kendi hayatımızda da centilmenliğin, etik duruşun her zaman başarılı bir hayat geçireceğine inanıyorum" diye konuştu. Özilek: 'Sporun önemli olan sürdürülebilirlik' Mehmet Özilek, futbolculuk kariyeri boyunca sadece başarılı değil, örnek bir sporcu olmaya çalıştığını söyledi. Farklı takım taraftarlarından gördüğü sevgi ve saygının kendisi için çok değerli olduğunu belirten Özilek, "Formayı çıkardıktan sonra geriye kişiliğiniz kalıyor. Önemli olan bunu sürdürülebilir hale getirebilmek. Bu zamana kadar izlediğim yolun, insanların sevgisini ve saygısını devam ettirmesindeki en önemli unsur olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Özel hayatını paylaşmamaya çalıştı Mehmet Özilek, özel hayatını göz önünde yaşamayı tercih etmediğini söyledi. Hayatı boyunca aynı yaşam tarzını korumaya çalıştığını belirten Özilek, "Özel hayatımı çok toplumla paylaşmamaya çalıştım. Çünkü bu benim özelim" dedi. Hayatındaki zorluklar Hayatında yaşadığı zorluklardan da bahseden Özilek "Okul takımında oynuyor, ardından kulüp antrenmanına gitmek için 5 kilometre yürüyordum. Sonrasında 10 kilometre yürüyerek eve dönüyor, ertesi gün yeniden okula gidiyordum. Ben tüm zorluklara rağmen 'sporcu olacağım' diyordum. Dikkat edin, 'futbolcu olacağım' değil, 'sporcu olacağım' diyordum. Ve bunun en iyilerinden biri olmak için mücadele edeceğime inanıyordum. Annemin çok güzel bir lafı vardı, 'Bizde aile kültürü çok önemlidir'" diye konuştu. Beşiktaş'ı tercih etme nedeni Mehmet Özilek, kariyerinde Beşiktaş'ı tercih etme nedenini anlatırken, dönemin kulüp yapısının ve oyuncu grubunun kararında büyük etkisi olduğunu söyledi. Özilek, "Niye tercih ettim. 87-88 sezonunda şampiyon olduğumuzda Türkiye'de bütün takımlar şahsımla kontrat yapmak istiyordu. Tercih sebebim şuydu; Süleyman Seba, yönetim kurulu ve oyuncu profili. Oyuncular, Metinler, Aliler, Feyyazlar, Rızalar, Gökhanlar; onların birbirine olan duygusu, saha içindeki birlikteliği, toplumda Beşiktaş camiasının saygınlığı ve Süleyman Seba ile yönetim kurulunun duruşu, tercih etmemdeki en önemli unsurdu" dedi. Süleyman Seba dönemi Mehmet Özilek, konuşmasında Süleyman Seba dönemine dair değerlendirmelerde bulundu. Özilek, "O dönem gerçekten Beşiktaş tarihinin ve spor tarihinin çok önemli bir sürecidir. Beşiktaş'ın 10-15 yıl boyunca zirvede olduğu, en büyük çıkışını yaptığı dönemdi. O takımda hizmet eden, kaptanlık yapan, en fazla forma giyen ve en fazla gol atan oyuncu olarak tarihe geçmek benim için çok büyük bir onur. Ben 13 yıl Süleyman Seba'yla çalıştım. Bu süreçte Süleyman abiyi kaç kere gördünüz derseniz, belki 3-4 kere. Kendisiyle görüşmek için önce Nur Hanım'dan randevu alırdık. Gün verilirdi, biz de o gün gider görüşürdük" ifadelerini kullandı. Babası gibi gördüğü birisi Süleyman Seba'ya büyük saygı duyduğunu dile getiren Özilek, "Çok sevdiğim, çok takdir ettiğim, çok örnek aldığım. Babamdan sonra baba olarak gördüğüm çok kıymetli bir bireydi. Maça giderken rakip takım başkanını arayıp başarılar dileyen, sonucunda bu bir rekabet olduğunu ifade eden, sonuç ne olursa olsun bunun çok bağlayıcı olmadığını söyleyebilecek kadar erdemli bir adamdı. Öyle insanlar gelir mi çok zor diye düşünüyorum. Çünkü günümüz öyle bir yere gitti ki rekabette ben kazanayım da nasıl olursa olsun duygusunu ön plana çıkaran insanlar çok daha revaçta" dedi. Kayıp kültürü aramak Mehmet Özilek, konuşmasında Süleyman Seba döneminde oluşan Beşiktaş kültürünün kendisi için taşıdığı anlamı da anlattı. Özilek, "Toplumun her kesiminden ciddi bir saygı ve sevgi gören, küçüğünden büyüğüne hangi takımın taraftarı olursa olsun karşısında önünü iliklediği, onun da aynı saygıyı gösterdiği bir kültürden geliyorum" dedi. Mehmet Özilek, kaybolan Beşiktaş kültürünü yeniden yaşatmak için çalıştıklarını söyledi. Kültürün kendileri için büyük önem taşıdığını ve bu değerleri korumak adına mücadele edeceklerini belirten Özilek, "Şu anda kaybettiğimiz o kültürü aramaya çalışıyoruz" diye konuştu. Çarşı ile büyüdük Eski ve yeni dönem futbolunu karşılaştıran Şifo Mehmet, Özilek "Çarşı'yla büyüdük. 40 bin kişinin sesini duyuyorduk. Ben o dönemin futbol anlamında daha zor olduğunu düşünüyorum. Biz de Çarşı'yla büyüdük aslında. Takım bazen performans olarak aşağı düşerdi. Ben topu alırdım. Öndeki forvet arkadaşlarıma bakardım, atacaktım. Arkadaş göremezdim. Hepsi rakip savunmalara saklanırdı. İşler doğru gitmediğinde dışarı çıkma şansımız yoktu. Bizim zamanımızı aldığımız zaman oradan 40 bin kişinin sesini o kadar net hissediyorduk ki" ifadelerini kullandı. Orta saha oyuncusu için 135 gol yüksek Bir orta saha oyuncusu olarak 135 golün yüksek olduğunu belirten Mehmet Özilek, sözlerini şöyle sürdürdü: "135 gol gerçekten bir orta saha oyuncusu için çok yüksek bir oran. Bu sadece lig performansı. Avrupa kupaları ve Türkiye Kupası da eklendiğinde 160–170 gollere ulaşılıyor. Bu da oldukça yüksek bir rakam ve geçilmesi zor görünüyor." Lakabının hikayesi Mehmet Özilek, 'Şifo' lakabının hikayesini anlatırken, lakabını aldığı Belçikalı futbolcuyla yıllar sonra tanışma fırsatı bulduğunu söyledi. Kendisinin Kahramanmaraş'ta toprak sahada oynadığı dönemde, Şifo'nun Belçika Milli Takımı'nda forma giydiğini belirten Özilek, saha içindeki liderlikleri ve oyun tarzlarının benzerliği nedeniyle bu lakabın kendisine verildiğini ifade etti. 2001 yılında Antalya'daki bir kamp sırasında Şifo ile bir araya geldiklerini anlatan Özilek, basının iki ismi aynı masada buluşturduğunu söyledi. Toplantının sonunda yöneltilen 'Hanginiz daha iyisiniz?' sorusuna Belçikalı yıldızın verdiği cevabı aktaran Özilek, "Ben bıraktım Mehmet oynadığına göre. Mehmet benden daha iyi bir sporcu" sözleriyle büyük incelik gösterdiğini belirtti. Arda Güler büyük yetenek Arda Güler'in Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli oyunculardan biri olduğunu belirten Mehmet Özilek, "Dünyanın en büyük kulüplerinden birinde forma giymesi önemli. Sorumluluğu çok ağır ama genç yaşta bunu kaldırabilecek tecrübesi var. Gurur duyuyoruz bundan" dedi. Gordon Milne ile iletişimde Mehmet Özilek, siyah-beyazlı ekibin eski teknik direktörlerinden Gordon Milne ile de hala görüştüklerini dile getirdi. İngiliz teknik adamın her yıl Bodrum'a tatile geldiğini söyleyen Özilek, "Milne, Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyor. Sağlıklı bir şekilde hayatına devam ediyor" diye konuştu. İngiliz teknik adamın dışarıdan sert göründüğünü ancak insani yönünün çok güçlü olduğunu vurgulayan Özilek, Beşiktaş tarihinin en önemli teknik direktörlerinden biri olduğunu da dile getirdi. 10 numara yok Kendi futbol tarzına yakın bir 10 numara görüp görmediği sorusuna ise net bir şekilde 'yok' yanıtını veren Özilek, günümüz futbolunda benzer bir oyuncu profiline rastlamadığını söyledi. Özilek, teknik direktörlük mü, futbolculuk mu? sorusuna ise kısa ve net bir şekilde 'Futbolculuk' yanıtını verdi. Kariyerindeki en zor deplasmanın sorulması üzerine Özilek, kendi döneminde Trabzon deplasmanının ayrı bir zorluk taşıdığını ifade etti. Yeniden futbolcu olma şansı verilse aynı yolu seçip seçmeyeceği sorusuna 'Tartışmasız' cevabını veren Özilek, futbola olan bağlılığını vurguladı. Başarıyı tek kelimeyle tanımlaması istenen Özilek, salondan gelen 'Şifo' önerisine gülümseyerek karşılık verdi ve 'Herhalde kendim olur' dedi. Unutamadığı maçlar Unutamadığı maçlar arasında Galatasaray'a attığı rüveşata golünü, Fenerbahçe maçını ve Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ne ilk katıldığı Maribor karşılaşmasını sayan Özilek, bu maçların kariyerinde özel bir yere sahip olduğunu söyledi. Takım arkadaşlığıyla ilgili konuşan Özilek, eski Beşiktaş kadrosundaki birlikteliğin en büyük güçleri olduğunu belirterek, "Hakikaten hepimiz kardeş gibiydik" ifadelerini kullandı. VAR sistemiyle ilgili değerlendirmede bulunan Özilek ise uygulamanın Anadolu kulüpleri için faydalı olduğunu ancak büyük takımlar açısından tartışmaların sürdüğünü söyledi. Program forma imzalanmasıyla son buldu Mehmet Özilek'e program sonunda 2001 yılında AC Milan ile oynanan jübile maçının bir bölümüne de izlettirildi. Özilek'in duygusal anlar yaşaması dikkat çekti. Etkinlik sonrasında OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez tarafından, OYAK'ın 65'inci Yıl Spor Etkinlikleri'nde kullanılması üzere hazırlanan özel forma Özilek'e takdim edildi. Program, katılımcıların formalarını imzalatması ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. Kaynak: sporx.com
📌 Günün Özeti Beşiktaş'ta Bugün → Oku

🦅 Bu haberi ilk sen yorumla

Yorumlar yükleniyor...