Beşiktaş'ın Avrupa Ligi Maçında Soykırımcı Devletle Oynama Durumu Üzerine Eleştiriler

Beşiktaş'ın Avrupa Ligi Maçında Soykırımcı Devletle Oynama Durumu Üzerine Eleştiriler

🗓8 Eylül 2026 09:01futbol
Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'nde soykırımcı devletin takımıyla oynayacağı maçın tarafsız sahaya alınması üzerine yapılan eleştiriler, Türk futbolunun spor diplomasisi eksikliğine dikkat çekiyor. Bilgi toplumu olmadığımız için ne yaşadıklarımızdan ders çıkartabiliyoruz ne de yeni kavramları kullanmak suretiyle strateji üretebiliyoruz. Böyle bir başlangıcı, Beşiktaş'ın Avrupa Ligi'nde soykırımcı devletin takımıyla oynayacağı maçın tarafsız sahaya alınması üzerine yapma ihtiyacı duydum. Hatırlanacağı üzere Beşiktaş, iki sezon önce yine benzer bir durumla karşılaşmıştı. Soykırımcı devletin takımını İstanbul'da konuk edemeyen Kartal, Macaristan'ın yolunu tutmuştu. Aradan kısa bir süre geçmesine rağmen benzer olumsuzluğun tekrarlanacak olması gerçekten çok üzüntü verici. UEFA'nın bu kararı, takımlarımızın aleyhine bir durum teşkil ettiğinden, aslında, sesimizi yükseltip ya da bir başka ifadeyle lobi faaliyetleriyle bu eşleşmeleri engelleyebilirdik. Ne var ki ne federasyon yetkilileri ne de kulüp yöneticileri, spor diplomasisi gibi bir kavramın farkında olmadıkları için, çaresiz kalıp (!!!!) aleyhimize olan bu durumu kabullenmek zorunda kalıyorlar. Bu şekilde hem ülke itibarımız zedeleniyor hem de takımlarımızın avantajları ellerinden alınmak suretiyle cezalandırılmış oluyorlar. Eğer Türk futbolu ve kulüpler doğru şekilde yönetilmiş olsalardı, kura çekimi öncesinde UEFA yetkilileriyle görüşmeler yapılarak, pek ala Türk takımlarının soykırımcı devletin takımlarıyla eşleşmesinin önüne geçilebilirdi. Bu noktada “öngörü” nosyonunun yöneticilikteki önemi bir kere daha açıkça görülmüş oldu. Ne yazık ki ülkemizde “öngörüsüz” bir spor yönetimi mevcut!!!! Diyelim ki, lobi faaliyetleri arzu edilen sonuçları tam olarak vermedi, o zaman saha avantajımızı koruyarak, soykırımcı devletin takımıyla sanki onların sahasındaymış gibi tarafsız saha maçını oynayabilirdik. Bu adımları atamamız maalesef karar alma mekanizmasının başındakilerin spor diplomasisini bilmemelerinin bir sonucu. Tabii eksik olan bir diğer unsur lobi faaliyetleri. Bunun da yolu ilişkilerden geçiyor. Ben bir akademisyen olarak, çalıştığım alana uygun olarak uyarı görevimi yapıyorum. Ne var ki, giriş paragrafında da belirttiğim üzere, bilgi toplumu olmadığımız için ortaya konulan yeni kavramların farkındalığı hemen oluşmuyor. Defalarca yanlışlar yapılıp, bedeller ödendikten sonra ancak aklımız başımıza geliyor. Halbuki bilginin ve kavramların değerini bilsek, bu olumsuzluklarla karşılaşmayacağız. Haksız mıyım? Bitirirken bu alandaki tek sorunun sadece soykırımcı devletin takımları olmadığını, tanımadığımız Kıbrıs Rus Kesimi takımlarıyla da karşılaşmamız gerektiğini hatırlatmalıyım. Bu konuyu bir önceki yorumumda işlemiştim. Merakla bekliyorum; karşı karşıya kaldığımız bu sorunlara yönelik cesaret ve bilinç gerektiren adımlar ne zaman atılacak ya da atılabilecek mi diye… Atılmadığı sürece akademik kimliğime uygun olarak yazmaya devam edeceğim…. Kaynak: fotospor.com
📌 Günün Özeti Beşiktaş'ta Bugün → Oku

🦅 Bu haberi ilk sen yorumla

Yorumlar yükleniyor...